Yukarı Çık
Başkan Özcan’dan yılın gafı
12 Aralık 2019 Perşembe 19:36:56
128 kez okundu.

Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan, makamında düzenlediği ikinci basın toplantısında halefi Haluk Alıcık için ağır ithamlarda bulundu, Nazilli’deki her evi birer fabrika yapacaklarını söyledi

 

Başkan Özcan’dan yılın gafı

 

Sekiz ayda 16 milyon borç ödediklerini vurgulayan Başkan Özcan, “2020 yılında Naz-Koop’u şahlandıracağız, Nazilli’deki her evi fabrikaya dönüştürüp kadınların evlerinde ürettikleri reçelleri, konserveleri ve gıda maddelerini ihraç edip ekonomiyi canlandıracağız”

 

Aydın Büyükşehir Belediyesinin Nazilli’nin alt yapı hizmetlerinin tümünü yapacağını, bu iş için 20 milyon TL ödenek ayırdığını belirten Başkan Özcan, “Şehrimizin alt yapısını Aydın Büyükşehir Belediyesi yapacak, üst yapısını Nazilli Belediyesi yapacak. Büyükşehir belediyesi ile birlikte şehrimizin çehresini değiştireceğiz”

 

Şimdi ben Başkan Özcan’a soruyorum;

1-“Nazilli’deki her evi bir fabrikaya dönüştürüp, kadınlarımız reçel, konserve gibi gıda maddeleri üretecekler. Ürettikleri bu gıda maddelerini Naz-Koop olarak Nazilli Belediyesi pazarlayacak” diyorsunuz.

İyi güzelde evlerde yapılan bu gıda maddelerinin sağlık kontrolleri nasıl yapılacak? Biliyorsunuz ki devletimizin ilgili ve yetkilileri bangır bangır bağırıyorlar, “Merdiven altında üretilen gıda maddelerinden almayın” diye. Evlerde üretilecek olan bu gıda maddeleri hangi şartlarda üretilecek?

 

2-Aydın Büyükşehir Belediyesi Nazilli’nin alt yapı hizmetlerinin tümü için 20 milyon TL ödenek ayırmış. Oh! Oh! Oh! pek güzel, yapsınlar da görelim. Ancak Nazilli’nin alt yapı hizmetleri için 20 milyon TL devede kulak kalmaz mı? Yoksa her zaman olduğu gibi Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu Nazilli halkını yine kandıracak mı?

 

Nazilli Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan, 11 Aralık 2019 Çarşamba günü makamında apar topar bir basın toplantısı düzenledi.

Apar topar diyorum, edindiğim bilgilere göre o tarihte bir basın toplantısı planlanmamış. Basın toplantısının 2019’un son günlerinde yapılacağı planlanmış.

Bir gün önce eski dönem Belediye Başkanı Haluk Alıcık yaptığı basın toplantısında, Nazilli Otogarının Aydın Büyükşehir Belediyesine verilmesini ve Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’ı yetersiz ve yanlış yönetimini eleştirmesinden sonra Başkan Özcan bu basın toplantısını planlamış.

Zaten, 10 Aralık 2019 günü belediye basın bürosundan gazetecilerin telefonlarına gönderilen mesajda, “Belediye Başkanımız Sayın Kürşat Engin Özcan eski Belediye Başkanı Haluk Alıcık’ın yaptığı basın toplantısındaki eleştirilerini cevaplandıracağı basın toplantısı 11 Aralık 2019 Çarşamba günü saat 13.00’da başkanlık makamında yapılacak” yazıldı.

Ancak bir süre sonra bu mesaj kaldırıldı sadece, “Yarın Saat 13.00’de başkanlık makamında Belediye Başkanımız Sayın Kürşat Engin Özcan basın toplantısı düzenleyecektir” mesajı gönderildi.

“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye mırıldandım kendi kendime.

Bir anlamda veremedim zaten.

Gönderilen ikinci mesaj doğrultusunda davet edildiğimiz saatte Nazilli Belediyesi başkanlık makamında yerimi aldım.

Başkan Kürşat Engin Özcan’ın basın toplantısı için dekore edilmiş başkanlık makamında gazeteciler yerlerini aldıktan sonra Başkan Özcan’da tek başına masadaki yerini aldı.

Başkan Özcan, birinci basın toplantısını da başkanlık makamında yapmıştı. O zaman sağında, solunda, arkasında, çevresinde başkan yardımcılarının yanı sıra ittifak ortağı CHP Nazilli İlçe Başkanı Serkan Sevim, İyi Parti Nazilli İlçe Başkanı Durmuş Kural, bazı belediye meclis üyeleri, danışmanları da yer almışlardı.

Bu tabloyu eleştirmiştim, “Yürütmenin yaptığı basın toplantısında siyasilerin işi ne ? demiştim.

Demek ki eleştirilerimi Başkan Özcan dikkate almış, ikinci basın toplantısında masaya tek başına oturdu.

Eleştirilerimi dikkate aldığınız için teşekkür ederim sayın başkan.

Gelelim sadede;

Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’ı 11 Aralık 2019 Çarşamba günü makamında yaptığı basın toplantısında çok gergin ve agresif olduğunu gözledim.

Gerginliğinin ve agresifliğinin yanı sıra kameraların ve objektiflerin karşısına yaka açık, kravatsız çıkmasını Başkan Özcan’a yakıştıramadım.

Çünkü o gün meslektaşlarımızın çoğu basın toplantısını internet sitelerinden naklen yayın yaptılar. Yani bu basın toplantısını Nazilli Halkı da anında izledi.

Bunca yıllık meslek hayatımda pek çok cumhurbaşkanlarının, başbakanları, bakanların basın toplantılarını izledim. Hepsi de sinekkaydı traşlarını olmuşlar, Jilet gibi Lacilerini giymişler, kravatlarını takmışlardı ver halende öyle yapıyorlar.

Siyasilerin kendilerini o makamlara getiren vatandaşlara saygısızlık yapması hiç de uygun olmuyor.

Başkan Özcan’ın gergin bir pozisyonda sekiz aylık başkanlık dönemini değerlendirmesinden inanınız ben bir şey anlamadım. Anladığım tek bir şey var Başkan Özcan, konuşmalarında sık sık Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na pek çok teşekkür etti.

Çünkü büyükşehir belediyesi Nazilli’nin alt yapı hizmetlerini yapmayı planlamış ve bu iş için 20 milyon TL ödenek ayıracakmış. Acaba yanlış mı duydum? diye başkana sordum, 20 milyon TL’nin teyidini aldım. Büyükşehir belediyesi Nazilli’nin tümünün alt yapı hizmetlerini yapacakmış. Kafamda şöyle bir beyin fırtınası yaptım, “20 milyon nedir ki koskocaman Nazillimizin alt yapı hizmetleri için 20 milyon TL yeter mi ki, yetmez” diye mırıldandım. Tatmin olmadım, toplantıdan sonra yaptığım araştırmada ilgili ve yetkililerin, “Birol Bey çocuk mu kandırıyorsunuz? Nazilli’nin tüm alt yapı hizmetleri için 20 milyon TL devede kulaktır” cevabını aldım.

Başkan Özcan basın toplantısında böbürlene böbürlene şakkadak, “Nazilli’deki her evi fabrikaya dönüştüreceğiz” demez mi?

Yine bir beyin fırtınası yaptım. Bu nasıl olacak? Diye işin içinden çıkamadım.

Bakın nasıl olacakmış sevgili okurlarım.

Dağından yağ, ovasından bal akan güzel mi güzel Nazillimiz de yetişen ürünleri, elleri öpülesi kadınlarımız evlerinde değerlendireceklermiş. Yani kadınlarımız evlerinde kendi imkanları ile reçel, konserve gibi gıda maddeleri üreteceklermiş. Kadınlarımızın ürettikleri 15’er, 50’şer, 60’şar kavanoz çeşit çeşit bu gıda maddelerini belediye bünyesinde kurulan Naz-Koop pazarlayacakmış. Şimdiden Japonya’dan, Hindistan’dan bu gıda maddelerinin taliplileri varmış. Oh! Oh! Oh! ne kadar güzel. Nazilli’de her ev birer konserve, reçel ve gıda fabrikası olacak.

İyi güzel de bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım mı?

Devletimizin sağlık ve gıdayla ilgili birimleri her gün gazetelerde, televizyonlarda bangır, bangır bağırıyorlar. “Gıda maddelerinin ambalajlarını iyi okuyun. İçlerinde hangi oranlarda neler var iyi öğrenin. Ruhsatı olmayan gıda maddelerini satın almayın” diye. Şimdi soruyorum Başkan Özcan’a; Her evde üretilecek olan boy, boy kavanozlara konacak olan bu gıda maddelerinin kontrolleri nasıl yapılacak? Ruhsat alınacak mı? Her kadın kendisi için bir ruhsat mı alacak? Öte yandan yanlış üretilecek olan ve insanları zehirleyip öldürebilecek olan gıda maddelerinin hijyenliği nasıl sağlanacak? Bunları sıralayabiliriz. Yani olumsuzlukların pek çok olacağını siz de biliyorsunuz, bizde biliyoruz.

Hele hele, ambalajların al benisi olması gerekmiyor mu? Sık sık duyarız okuruz. Gümrüklerden çeşitli gıda maddelerinin sağlığa zararlı olması nedeniyle geri döndürüldüğünü. Nasıl pazarlayacaksınız sayın başkan, merdiven altında üretilecek olan bu gıda maddelerini?

Bu üretimin devamlılığı ne kadar olacak? Oysaki belediyeler kentlerindeki yaşayan insanların sağlıkları ile ilgili direk olarak sorumludurlar.

Hani bir söz vardır; “Bunu siz söylemiş olmayın, ben duymuş olmayayım” diye.

Bu kadar basit bir gafı Belediye Başkanı Kürşat Engin Özcan’ın yapmasına inanamıyorum.

Başkan Özcan’ın basın toplantısında halefi Haluk Alıcık’a ağır ithamlarda bulunmasına, kırıcı sözler söylemesine inanınız üzüldüm.

Haluk Alıcık, benim babamın oğlu değil. Ancak 10 yıl Nazilli’ye eğrisiyle, doğrusuyla belediye başkanı olarak hizmet veren Nazilli’nin bir evladı.

Hataları olabilir, yanlışları da olabilir. Ama belediye başkanı olarak Kürşat Engin Özcan’ın belediyeyi ağlama duvarına çevirmesi üzücü.

Zaten birinci basın toplantısında Haluk Alıcık döneminin borçlarını kalem kalem açıkladığı gibi devasa pankart ile borç listesini belediye binasına astırdı.

Bir gün önce Haluk Alıcık yaptığı basın toplantısında Nazilli Otogarının Aydın büyükşehir belediyesine verilmesini eleştirerek, “Belediye başkanlığı yaptığım 10 yıllık süre içinde Nazilli milliyetçiliği ilkeleri doğrultusunda şehrimizin menfaatlerini devamlı olarak ön planda tuttum. Ben bu göreve talip olduğum zaman Nazilli’yi karşılıksız sevdiğimi devamlı olarak vurguladım. Nazilli Halkının paraları ile yapılan başta otogar olmak üzere bazı önemli tesislerin büyükşehir yasası çıkmadan önce belediye bünyemizde oluşturduğumuz Naz-Bel şirketine devrettik. Bu devir işlemlerini Nazilli Halkının mallarının Nazilli’de kalması düşüncesi ile gerçekleştirdim. Büyükşehir yasası ile belediyenin gelirlerinin %40’ını aşan miktarı Aydın büyükşehir belediyesine gittiği için Nazillimize hizmet vermekte zorlandık. Aydın büyükşehir belediyesine vermemekte ısrar ettiğim belediyemize ait bazı tesisleri ben başkanlıktan ayrılırken yanımda götürmedim. Onlar Nazilli halkının mallarıdır. Türkiye’de Otogarını büyükşehir belediyesine vermeyen tek ilçe belediyesi Nazilli belediyesidir. Nazillimiz için yaptığım bu girişimler daha sonra mahkemelik oldu ve halen mahkemeler sonuçlanmadı. Mahkemelerin sonuçlanmadan Otogarın şu andaki belediye yönetimi tarafından büyükşehire verilmesinin yanlış olduğunu söyledim” dedi.

Başkan Özcan, Haluk Alıcık’ın bu sözlerine çok fazla kızmış olmalı ki, yaptığı basın toplantısında cevap verirken sesini epeyce yükseltti, masayı yumrukladı. Bu hiddete ve şiddete ne gerek var sayın başkan. Siz hukukçusunuz. Halefiniz Haluk Alıcık suç işlemişse dosyayı hazırlarsınız, adalete teslim edersiniz. Adaletin kestiği parmak acımaz.

Bir diyeceğim daha var.

Başkan Kürşat Engin Özcan, devamlı olarak halefi Haluk Alıcık’ı ağır bir şekilde suçladı. İyi de sayın başkan diyelim ki Haluk Alıcık, bu hataları yaptı, yanlışta yaptı. İyide kardeşim, o dönemlerde zat-ı aliniz belediye avukatlığını yapıyordunuz. Aynı zamanda MHP İlçe Başkanıydınız. Siz hem bir siyasetçi, hem de başkanın hukuk danışmanı olarak Haluk Alıcık’ın hata yapmasına göz mü yumdunuz? Haluk Alıcık’ı neden ikaz etmediniz? “Başkan bu icraat yanlıştır. Bu icraat kanuna aykırıdır. Yanlış yapıyorsunuz” neden demediniz?

Haluk Alıcık bir gün önce yaptığı basın toplantısında, “Kavga Nazilli’ye zarar verir” dedi.

Alıcık’ın bu sözüne yürekten katılıyorum.

Başkan Kürşat Engin Özcan, artık kavga sırası değil, Nazilli’ye hizmet verme zamanı.

Bir şey daha diyeceğim sayın başkan, basın toplantınızda, “Nazilli’deki her evi fabrikaya dönüştüreceğiz” ve konuşmanızın bir bölümünde de belediyenin görevi fabrika kurmak değil” dediniz.

Anlattığınız, “Nazilli’de her evi fabrikaya dönüştüreceğiz” dediğiniz projeniz bana göre sadece pembe bir tablo.

“Belediyenin görevi fabrika kurmak değil”, sözünüze yürekten katılıyorum.

Ancaaak, belediye başkanları, başkanı oldukları şehirlerin şehri eminidirler. Her türlü sorunlarına çözüm getirmek zorundadırlar. Hemşehrilerinin huzur, güven ve refah içinde yaşamalarını sağlarlar.

Bu nedenle;

Belediyenin görevi fabrika kurmak değildir ama belediye başkanı olarak sizin pek çok hizmette lokomotif olmanız gerekir.

Nazilli’nin şehri emini olarak, pek çok girişimlerde bulunarak, çok sağlam temaslar yaparak parası olan Nazillili vatandaşlara ön ayak olup Nazilli’ye fabrika kurulmasını, bacaların tütmesini sağlayabilirsiniz.

Haaa! Bir şey daha var, epeyce şey oldu ama. Bu başka bir şey.

Sayın başkan, basın toplantısını yaparken masanın başında emir subayı gibi duran gazeteci Eray Gökçe’nin bu pozisyonuna bir anlam veremedim.

Tüm gazeteciler Karacasu testileri gibi karşınızda dizildiler, sıkış, tepiş görevlerini yaparlarken Eray Gökçe’nin ne ayrıcalığı var da sizin dibinizde çalıştı.

Yoksaaa! 2020 yılında yeni tahsis edilen Belediye Halkla İlişkiler Müdürlüğüne Eray Gökçe kardeşimizi getireceksiniz de bu mesajı vermek istediniz?

Haydi hayırlısı olsun bakalım. Size sorduğum sorulara geçmeden, “Sayın başkan siz belediye başkanısınız ben de gazeteciyim. Sizde işinizi yapıyorsunuz bende. Soracağım sorularda lütfen art niyet aranmasın” demiştim.

Aynı şeyi burada tekrar ediyorum, sizde bende, görevimizi yapıyoruz. İkimizinde amacı, memleketimize hizmet vermek. Bu yolda yapacağınız her türlü güzel hizmeti alkışlamak benim için bir onurdur, hatalarınızı ve yanlışlarınızı eleştirmekte benim için bit şereftir.

Yeni yılınız şimdiden kutluyorum. 2020 yılında Nazillimize layık olduğu hizmetleri vermenizi yüce Allah'tan diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.