Yukarı Çık

Kapanın elinde kalacak…

29 Aralık 2018 Cumartesi 13:18:34
304 kez okundu.

Kapanın elinde kalacak…

31 Mart 2019 yerel seçimine sayılı günler kala kendi kendime düşünmeye başladım.
Benimde kalbimde, gönlümde desteklediğim ve oy vermeyi düşündüğüm bir parti var.
Benim gönlümdeki parti bir başka partiyi destekleyecekmiş.
Yani 31 Mart 2019 yerel seçiminde benim gönlümdeki parti ittifak nedeniyle aday çıkarmayacakmış.
Haliyle ben de desteklediğim ve oy vermeyi düşündüğüm partime oy veremeyeceğim.
Şimdi, ben ne yapacağım?

İttifak yapan partiler arasında gizli gizli bir kavga varken,

İttifak yapan partiler birbirlerini çekemezken, kıyıda, köşede birbirlerini aleni eleştirirken,

İttifak yapan partiler birbirlerine güç gösterisinde bulunurken,

İttifak yapan partiler birbirlerinin önüne sürekli taş koymaya çalışırken,

Desteklediğim ve oy vermeyi düşündüğüm partimin ittifak kurduğu partiye ve adayına, genel başkanların paşa gönülleri böyle istiyor diye, ben de gidip onların istediği gibi oy verir miyim?
Ben bunu yapacağımı hiç zannetmiyorum.
Sırf genel başkanların paşa gönülleri böyle istiyor diye başka bir partiye ve onun adayına oy vereceğimi hiç mi hiç düşünmüyorum.
Genel başkanların ince hesaplarının benim nazarımda da hiç önemi yok.
Madem desteklediğim parti seçimlerde aday çıkarmıyor, madem ben kendi desteklediğim partimin adayına oy veremiyorum.
O halde niçin genel başkanın istediği başka bir partiye oy vereyim ki? Ben uzaktan kumanda mıyım?
Kafama yatan başka bir parti varsa gider onun adayına oyumu veririm. Eğer kafama uygun başka bir parti ve onun adayı yoksa ne sandık başına giderim ne de oy veririm.
Seçim için ittifak hesapları yapan ve ince hesaplarla oyların bir sandıkta toplanacağını zannedenler işin bu tarafını hiç düşünmüyorlar herhalde.
Bu yüzden ittifak hesapları, yerel seçimde parti oylarını çantada keklik zannedenlerin başına olmadık işler açacağa benziyor.

Açıkçası, 31 Mart 2019 yerel seçiminde, ittifak partilerin birbirlerine attıkları siyasi kurşunlarla belediye başkanlığı kapanın elinde kalacak…

 

Biraz da gülelim

Papa, makam otosuyla Roma’da dolaşmaktadır. 
Bir süre sonra canı sıkılır ve şoföre durmasını söyler. 
Şoförü arkaya geçirir ve arabayı kendisi kullanmaya başlar. Araç kullanmanın zevkine varınca da hız yapmaya başlar. 
Hız sınırını aşınca tabi ki radara yakalanır. 
Trafik polisi çevirir, arabayı kenara çeker. 
Polis arabanın penceresine eğilince afallar ve durumu merkeze aktarmak için telsizine davranır.
- Amirim bir oto çevirdim, ama içinde çok büyük bir adam var. Ne yapayım?
- Vali mi?
- Daha büyük.
- Başbakan mı?
- Hayır daha büyük.
- Amerika Başkanı mı?
- Hayır daha büyük.
- Daha büyük kim var oğlum?
- Bu adam kim bilmiyorum amirim ama makam şoförü Papa.


 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.