Yukarı Çık

NAZİLLİ ÜVEY EVLAT MI?

22 Mayıs 2021 Cumartesi 15:37:33
1136 kez okundu.

Merhaba değerli Dolunay Gazetesi okuyucuları;

İlk köşe yazımda sizlerle birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Kendimi kısaca tanıtayım; Ben Sezercan Makas, Ağustos 2020’de Hatay’dan Nazilli’ye taşınan ve burada mesleğini icra etmeye çalışıp Nazilli’ye naçizane hizmet etmeye çalışan bir kardeşinizim. Spor, siyaset ve güncel konular üzerine burada sizlerle buluşmanın heyecanı içerisindeyim. Umarım birlikte güzel bir etkileşimimiz olur.

Gelelim konumuza…

Sevgili okurlar;

Geçtiğimiz günlerde Aydın için sevindirici bir gelişme yaşandı. Adnan Menderes Üniversitesi ailesinin 9 yeni birimle genişleyeceği kamuoyuna duyuruldu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararı ile Aydın İktisat Fakültesi, Söke Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Söke Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu ve Davutlar Meslek Yüksekokulu’nda toplam 9 yeni birim açıldı.

Ne güzel değil mi? ADÜ ailesi genişliyor, Aydın yeni öğrencilerine kucak açacak olmanın heyecanı yaşıyor.

Maalesef Nazilli için öyle değil sevgili okurlar.

Her geçen yıl öğrenci kaybeden Nazilli, bir kez daha pastadan payını alamadı. Geçtiğimiz aylarda ADÜ Nazilli Sümer Kampüsü Koordinatörü Doç.Dr. Tuncay Ercan Sepetçioğlu ile bu konuyu tüm detaylarıyla konuşmuştuk. Hocamız, bir yandan gidişatın ne kadar kötü olduğunu anlatırken diğer yandan çözüm yollarını sıralamıştı. Gelin bakalım bunlar nelermiş.

Nazilli’de ihtiyaç fazlası mezun verilmesi, bazı bölümlerin diğer ilçelerde faaliyet göstererek alternatif oluşturması, sadece kâğıt üzerinde açık olan bölümlerin aktif şekilde eğitim hayatına devam etmemesi nedeniyle Nazilli maalesef öğrenci kaybetmeye başladı. Toplam kontenjan sayısı 2016’da 2 bin 562, 2017’de 2 bin 623, 2018’de 2 bin 249 ve 2019 itibariyle bin 608’e kadar düştü. Sağlık Meslek Yüksekokulu ivme kazanırken, toplam öğrenci sayısının 2016’dan 2023’e yüzde 70’e kadar düşeceği tahmin ediliyor.

“Çok mu önemli öğrenci kaybetmek? Öğrencimiz de eksik olsun canım ne olacak? Zaten memleket üniversite dolu, burası da eksik kalsın” diyeceksiniz belki de, demeyin. En basit örneğiyle, yapılan hesaplamalar sonucunda Nazilli bu yüzden senede 37 milyon liraya yakın sıcak para kaybediyor. Bölgenin esnafı da vatandaşı da doğrudan etkileniyor. Geçtiğimiz yıllarda Polis Meslek Yüksekokulu’nun da kapanması Nazilli’nin ekonomik çıtasını düşüren faktörlerden biri olmuştu.

Öte yandan, okumak için buraya gelen her öğrenci Nazilli’nin tanıtımında önemli bir rol oynuyor. Bu yüzden kentin bilinirliği de eksilere düşüyor.

Peki, bizim ne yapmamız lazım?

Aslında tüm iş istemekle alakalı… İstedikten sonra Nazilli’nin kanayan yarasını sarmak içten bile değil ancak yeteri kadar kamuoyu oluşturulmuyor, birkaç istisna dışında kimse elini taşın altına koymuyor. Mesela Tuncay hocamız Nazilli’ye Güzel Sanatlar Fakültesi’nin çok yakışacağını düşünüyor. Sümerbank ruhunun bu vesileyle yeniden canlandığını bir düşünsenize… Kentin simgesini, modernleşmiş bir şekilde öğrenciler aracılığıyla yaşatmak muazzam bir haz olurdu.

Oturup düşündükten sonra birçok alternatif ve çıkış yolu bulabiliriz. Burada sorumluluk (fikirlerin hayatı geçmesi açısından) biraz da Nazilli’nin siyasilerine düşüyor.

Çoğu konuda ihmal edilerek arka planda kalmaya mahkûm edilen Nazilli, maalesef eğitimde de yalnız bırakılıyor. Söke’nin her geçen yıldızı parlarken Nazilli boynu bükük kalıyor. Derdim Söke değil, isterim ki Aydın’ın dört köşesi değerlensin. Ancak önce can düşünülür sevgili dostlar. Ben de Nazilli’ye hizmet etmeye çalışan bir kardeşiniz olarak şu soruyu sizlerle paylaşmak istiyorum; Nazilli üvey evlat mı?

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.