Yukarı Çık

CHP NAZİLLİ’DE DEMOKRASİ ŞÖLENİ (!)

9 Temmuz 2021 Cuma 11:53:38
751 kez okundu.

Sevgili okurlar;

Sizlerle yeniden buluşmanın keyfi içinde olduğumu belirterek hepinizi selamlıyorum. Bu yazımda Cumhuriyet Halk Partisi Nazilli İlçe Teşkilatı Olağanüstü Kongresi analizlerimi ve yorumlarımı sizlerle paylaşacağım.

Serkan Sevim, Yönetim Kurulu’ndan 11 üyenin istifa etmesi sonucu CHP Nazilli İlçe Başkanlığı görevinden düşürüldü. Sevim’in yerine Genel Merkez kararıyla Serdar Alptekin atandı. Kongre tarihinin açıklanmasının ardından bu iki isim başkanlığa talip olduklarını belirterek seçim hazırlıklarına başladılar.

Aslında istifalar ve yaşanan süreci de anlatmak gerekir ama o zaman bu yazı farklı bir konuya doğru kaymış olur. O yüzden sadece seçim günü yaşananlara değinmek istiyorum.

Sadece şunu bilelim; seçim hazırlığı sürecinde Serdar Alptekin’in yanında Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İl Başkanı Ali Çankır ve İl Yönetimi yer alırken, Serkan Sevim’in yanında Nazilli Kadın Kolları Başkanı Gamze Arslan vardı.

Serkan Sevim adaylığını açıklarken yanında ne İlçe Başkanı Serdar Alptekin ne de İl Başkanı Ali Çankır vardı. Alptekin’in programı olduğu bildirilirken, Ali Çankır davet edilmediğini belirtti.

Serdar Alptekin’in adaylığını açıkladığı toplantıya ise rakibi Serkan Sevim ve İlçe Kadın Kolları Başkanı Gamze Arslan katılmadı.

Öncelikle belirtmek istediğim şey şu; Kongre gününde gördüğüm doğru ve yanlışları, beni rahatsız eden bazı gelişmeleri paylaşacağım. Evet, her doğru her yerde söylenmez ama burada amacım ve isteğim doğruları göstermek, naçizane okuyan CHP’liler olursa yanlışlarını düzeltmeleri için yardımcı olmaktır. Çünkü CHP’lilerin şöyle güzelce bir silkelenmeye ihtiyacı var. Ayrıca bu bahsettiğim sadece benim gördüklerim değil, gündemi takip eden herkesin gördükleri ve görebilecekleridir.

İster sevin ister sevmeyin ama AK Parti’de var olan itaat kültürü ve birlik, CHP’lilerin yakınına yaklaştığı bir kavram bile değil. Parti içinde yaşanan sorunların bu denli kamuoyunda yer etmesi sadece ilçe teşkilatına değil, partinin kendisine de doğrudan zarar veriyor. Bu konuda biraz daha dikkatli olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Genelde muhalefet olan CHP’nin Aydın ve Nazilli’de Millet İttifakı ile iktidarda olduğunu unutmamalıyız. Parti içinde yaşanan sorunlar başta Nazilli Belediyesi olmak üzere kentteki kurumlara yansıyan bir güç savaşına dönüşüyor. Kendi içlerinde sorun yaşasalar bile bunu kamuoyuna yansıtmadan, kol kırılır yen içinde kalır misali parti içinde çözmeleri gerekiyor.

Altını çizmek istediğim bir durum var. Yazacaklarım sizi yanıltmasın, herhangi bir partinin taraftarı değil, sadece ülkesini seven bir gazeteciyim. Hangi parti olursa olsun yanlışlarını ve doğrularını yazmayı, gördüklerimi sizlere ulaştırmayı tüm yüreğimle istiyorum.

Gelelim seçim gününe…

3 Temmuz 2021 Cumartesi günü CHP Nazilli İlçe Teşkilatı Olağanüstü Kongre'ye gitti. Kayyum Başkan Serdar Alptekin başta Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül olmak üzere Aydın İl Başkanı Ali Çankır ve yönetimiyle ile birlikte omuz omuza güçlü bir imaj çizdi.

Diğer tarafta ise görevden düşürülen Serkan Sevim, Kadın Kolları Başkanı Gamze Arslan ve parti yönetimindeki az sayıda destekçisiyle seçim heyecanı yaşadı.

Nitekim 300 delegenin oy kullandığı seçimde 173 oy olan Serdar Alptekin, 126 oy olan Serkan Sevim’i geride bırakarak CHP Nazilli İlçe Başkanlığı görevine seçildi. Alptekin’i başarısından dolayı, Sevim’i cesaretinden dolayı tebrik etmek istiyorum.

Sevgili okurlar;

Ahmet Şensan Düğün Salonu’nda gerçekleşen kongreye adımımı attığım ilk andan itibaren aksaklıklar gözüme çarptı. İlk olarak gözüme çarpan şey ortamda kongre havası olmadığıydı. İnanılmaz bir dağınıklık ve kopukluk hakimdi. Kongre boyunca sürekli vurgusu yapılan “Demokrasi Şöleni” ifadesinin özde değil sözde olduğunu maalesef gözlerimle gördüm. Yazının ilerleyen kısımlarında buna değineceğiz.

Kongrenin ilk çarpıcı anı istifa eden Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Acahan ve Nazilli Belediyesi CHP Meclis Üyesi Mert Öreroğlu’nun yaptığı konuşmalar oldu. Erkan Acahan konuşmasının tamamında Serkan Sevim ve yönetim şekline yüklendi. Sevim, tüm bu konuşmayı ifadesiz bir şekilde gözünü bile kırpmadan izledi. Ardından Öreroğlu sahneye çıktı ve Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde yalnız bırakıldığını dile getirerek hem kendini savundu hem de Sevim’i hedef aldı.

Ardından kürsüye çıkan Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ve İl Başkanı Ali Çankır’ın konuşmaları iktidara yönelik eleştirilerle doluydu. Nazilli’den ziyade CHP’yi iktidara getirmenin planlarına değindiler. Olabilir, bu da en doğal haklarıdır.

Son olarak Serdar Alptekin ve Serkan Sevim konuşmalarını yaptılar. Alptekin anons edildiğinde beklediğim o coşkulu alkışı göremedim. Yine de kuvvetli bir aday olduğunu bilerek, konuşması boyunca bunu salona hissettirdi ve partililerinin gönlünü kazandı.

Beni asıl şaşırtan Serkan Sevim’in ismi anons edildiğinde gelen alkıştı. Belli ki Sevim, sessiz bir dönem geçiriyor gibi görünse de dersine iyi çalışmış, Nazilli’nin en uç noktalarından bile destekçilerini toplamıştı. Seçim boyunca bahsedilen o demokrasi şöleninin belki de tek çarpıcı örneği buydu. Görevden düşürülen bir başkan, il yönetimi ve milletvekili tarafından yalnız bırakılmasına rağmen davalarını benimsemiş birçok ismin gönlünü kazanmıştı.

Ancak bu demokrasi şöleni bu anlarda yok olmaya başladı. Serkan Sevim kürsüye çıktığı an Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, İl Başkanı Ali Çankır ve İl Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir salonu terk ettiler. Bu kadar demokrasi vurgusu yapılan bir kongrede -konuşmayı terk etmeleri de bir haktır ama- en azından nezaketen salonda kalmalarını beklerdim. Yine de kendi tercihleridir diyelim.

Sevim’in konuşması sona ermek üzereyken Süleyman Bülbül salona döndü. Sevim’in direkt karşısında oturan Bülbül, bacak bacak üstüne atıp telefonunu eline aldı ve Sevim’e adeta beden diliyle ”Evet burada duruyorum ama senle ilgilenmiyorum ve açıkçası pek de saygı göstermiyorum” mesajı verdi.

Konuşmaların tamamlanmasıyla birlikte seçim heyecanı da başladı. Başkan adayları oylarını birlikte kullanarak yine bir demokrasi mesajı verdiler. Açıkçası güzel bir görüntüydü ancak ambalajdan öteye gitmedi gözümde.

Saatler 17.00’yi gösterdiğinde oy kullanma işlemi tamamlanmış, oy sayımı başlamıştı. 2 ayrı sandıkta oylar sayılırken adaylar her ne kadar belli etmeseler de içlerinde bir yangının koptuğunu hissettim. İkisi için de kolay değildi. Birisi başkanlıktan düşürülmesine rağmen cesaret gösterip aday olmuş bir isimdi. Kaybetmesi halinde 2. yenilgisini alacaktı. Diğer tarafta ise kayyum olarak göreve gelmiş bir isim bulunuyordu. Kaybetmesi halinde belki de yönetime karşı mahcup hissedecekti. Nitekim kazanan mavi listeyle seçime giren Serdar Alptekin oldu.

Sonuçların açıklanmasının ardından Sevim sahneye fırlayarak Alptekin’in elini kaldırdı. Bu da gerçekten güzel bir görüntüydü ve bunu içtenlikle yaptığını söyleyebilirim.

Zaten seçim sonrası Sevim’le ayaküstü konuşup tebrik ettim. Kendisini seçimi kaybetmiş biri gibi hissetmiyordu. Aksine daha da heyecanlıydı.

Başkan Alptekin’e de hayırlı olsun diyelim. Atamayla devraldığı İlçe Başkanlığı görevinde yaklaşık 3 aylık süreçte sürekli AK Parti iktidarına yönelik eleştirilerde bulundu. Nazilli ile ilgili konulara da pek girmedi. Umarım bundan sonraki süreçte genelde muhalefet, Aydın ve Nazilli’de iktidar olan CHP’nin İlçe Başkanı olarak kendisinden kente yönelik icraat ve paylaşımlar görürüz. Kendisini kutluyorum.

Bu seçimin kazananları Serdar Alptekin’in yanı sıra Süleyman Bülbül, Ali Çankır, Ayşe Özdemir ve Mert Öreroğlu oldu diyebiliriz.

Seçimin kaybedeni ise bence Nazilli İlçe Kadın Kolları Başkanı Gamze Arslan oldu. Alptekin’in başkanlığı tescillendiği gibi istifasını verdi. Ertesi gün ise basın açıklamasında bulunarak, bu süreçte tehdit ve baskı altında olduğunu açıkladı.

CHP, bir kez daha kamuoyunda sorunların yansıtıldığı, iç hesaplaşmaların olduğu bir parti izlenimi çizmiş oldu.

Sevgili okurlar;

Elimden geldiğince seçim günü gördüğüm olumlu ve olumsuz durumları sizlerle paylaşmak istedim. Aslında irdelenmesi gereken çok fazla konu var ama en iyisi burada yazıyı tamamlamak olacaktır.

Şöyle bir özetlememiz gerekirse; Görevden düşürülen Sevim’in yeniden aday olması, seçimi kazanan Alptekin’in Sevim’e açık kapı bırakarak birleştirici olması, aradaki oy farkının beklenenden az çıkması güzel anlardı. Yeterli değildi ama umut vericiydi.

İç hesaplaşmaların partinin kendisinden daha ağır bastığı bir seçim ortamında nezaket ve saygı kavramlarının da zedelendiğini görmüş olduk.

Tabii ki adayları destekleyen birileri olacaktır ama Gamze Arslan’ın istifa ettikten sonra “İl yönetimi tarafından tehdit ve baskı altında bırakıldık” şeklinde bir açıklama yapması partinin geldiği durumun özetidir.

Şimdi CHP Nazilli için yeni bir süreç başlayacak. Başkan Alptekin’in İl Yönetimi ile birlikte uyum içinde çalışarak, Nazilli’ye fayda sağlayacak ve kentin sorunlarını dile getirecek çalışmalar yapmasını temenni ediyorum.

Peki, CHP Nazilli Teşkilatı demokrasi sınavı geçti mi? Ben yorumu size bırakıyorum. Benim naçizane fikirlerimi sorarsanız, sınıfta kaldı diyemeyiz ama biraz daha çalışıp notlarını yükseltmeleri gerekecek.

 

 

Haber Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.